DÜNYA DAĞCILIK TARİHİ
 
 
1786 yılında biri doktor iki Fransız Avrupa’nın en yüksek doruğu olan Güney Doğu Fransa'da bulunan Mont Blanc'a (4.807 mt) tırmanması ile başlamıştır.
 
1850 ile 1860 arasında İsviçre’deki tüm zirveler birbiri ardına dağcılar tarafından tırmanılmış ve Avrupa dağcılığının altın çağı olarak adlandırılmıştır.
 
1865 yılında Alplerdin en zor zirvesi olan Matterhorn'a tırmanılması ile Avrupa dağcılığının altın çağı olarak tanımlanan dönem kapanmıştır.
 
            Daha sonra yüzyılın sonuna kadar Orta Avrupa’nın tüm zirvelerinin zor rotalar başarı ile tırmanıldı. 20. yüzyıla girene kadar Güney ve Kuzey Amerika dağları, Kafkas dağları, Orta Afrika dağlarına tırmanışlar ve de Himalaya'lara keşif ekspedisyonları düzenlendi.
 
1897'de And dağlarının en yüksek doruğu Aconcagua'ya (6.960 mt)
 
1897'de Alaska'da St. Elias'a (5.489 mt)
 
1898'de Kuzey Amerika'da Grand Teton'a (4.190 mt)
 
1913'te K. Amerika’nın en yüksek doruğu CM Kinley (6.194 mt)’e tırmanıldı.
 
20. yüzyılın ilk yarısı İngiliz, Fransız ve İsviçrelilere ek olarak diğer ulusların dağcılarının tırmanışları ile geçti. En önemli tırmanış ise Orta Asya'da Pamir sıradağlarında Komünizm doruğuna (7.495 mt) yapılan tırmanıştır.
 
1940'li yıllarda Atakemennalar'in, Llullaillaco Dağı’nın 6.723 metrelik doruğuna kursan platformu yapmaları, dağların ayni zamanda kutsal yerler sayılmalarının göstergesi niteliğindedir.
 
1950 yılında İki Dünya savasının yol açtığı belirgin durgunluktan sonra, bir "ilk tırmanış" Himalayaların önemli doruğu olan Annapurna I'in (8.138 mt) Fransızlar tarafından yapılmasıydı. Hemen arkasından ise diğer 8000'likler tek tek dağcılar tarafından tırmanıldı.
 
29 Mayıs 1953 tarihinde Edmund Hillary ve Tenzig Norgay'ın Dünyanın en yüksek doruğu Everest'e (8.848 mt) Güney-Güney Doğu rotasından tırmanmışlardır.
 
1953'te Nanga Parbat (8.138 mt) Almanlar tarafından,
 
1954'te K2 (8.681 mt) İtalyanlar tarafından,
 
1955'te Lhotse (8.516 mt) İsviçreliler tarafından,
 
1955’te Makalu (8.463 mt) ise Fransızlar tarafından tırmanıldı.
 
1960'larda tırmanılmış tüm Avrupa ve Amerika doruklarının kış koşullarında en zor rotaları denenmiştir. 1970 yılında Amerikan Sierra Nevada dağlarında 7.914 mt.'lik El Captain rotasının 27 günde Amerikalılar tarafından tırmanıldı.
 
1970’li yıllardan sonra ise tırmanışlar daha çok koşulların zorluklarının arttırılması, denenmemiş rotaların tırmanılması, tüm kıtaların en yüksek doruklarına tırmanmak gibi çeşitlemelere uğramıştır.
 
1978 yılında ilk defa "ölüm sınırı" olarak tanımlanan 8000 metreyi Reinhold Messner ve Peter Habbler ek oksijen kullanmadan aşarak Everest'e tırmanmıştır. Daha sonra Messner 8000 metrenin üzerindeki 14 doruğa da tırmanabilen ilk insan unvanını almıştır.
 
1980 sonrası dağcılığın iyice popülarite edildiği dönem olmuştur. Avrupa'da ve Amerika'da milyonlarca insan dağlarda dolaşmaya başlamıştır. Dağcılık malzemelerindeki teknolojik ilerleme, dağlara ulaşımın kolaylaştırılması bu yaygınlığın temel etkenlerinden olmuştur.




TÜRKİYE DAĞCILIK TARİHİ
 
Türkiye'de dağcılığın tarihçesi 1800'lerin ortalarına kadar uzanır Hıristiyan dünyasının dinsel nedenlerle Ağrı Dağına duyduğu ilginin etkisiyle, 1700’lerden başlayarak bu yörede yapılan geziler ve 1829'da Friedrich Parrot'un gerçekleştirdiği ilk çıkış, dağcılık sporu açısından pek önemli bulunmaz.
 
Sonraki yıllarda Alman Profesör Karl Koch'un 1846'da Kaçkar Dağlarında,
W.Rickmer Rickmers'in 1894'te Kaçkar ve Altıparmaklarda,
Dr. Franz Xaver Shafer'ın 1901'de Aladağlarda,
Dr. George Künne ve Wilhelm Martin'in 1927'de Aladağlar ve Karadağlarda,
Ludwig Krenek ve Ludwig Sperlich'in 1931'de Cilo ve Sat dağlarında yaptığı tırmanışlar bu dağların tanıtılmasında öncü bir rol oynadı.
 
Türklerin dağcılık sporuna ilgileri önceleri askeri amaçlı olmak üzere I.Dünya Savaşı yıllarında başladı. Savaş sırasında İtalyan cephesinde Avusturyalı bir dağcı birliğinin tatbikatını izleyen Pertev Paşa, Osmanlı ordusu bünyesinde de benzer bir birlik kurulması önerisinde bulundu. Önerinin kabul edilmesi üzerine Avusturya'nın Ortler bölgesinde Avusturyalı dağcı Albay Bilgeri ve 5 subay, 40 astsubaya temel dağcılık eğitimi verildi.
 
Miralay Cemil Cahit Bey'in 28 Ağustos 1924'te Erciyes tırmanışı ilk Türk çıkışı olarak kabul edilir.
 
Cumhuriyet sonrasında da Türk ordusu ile ilişkisini sürdüren Albay Bilgeri, 1927 - 28'de Türkiye'ye gelerek Eğridir’de üçer ay süreyle dağcılık kursları düzenledi.
 
Bu çalışmalar sonunda 1928'de Türk Dağcılık Cemiyeti adı altında ilk dağcılık örgütü kuruldu.
 
1939'da Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (BTGM) bünyesinde Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu oluşturuldu. Federasyonun kuruluş yıllarında ve sonraki yıllarda ilk başkanlığını yapan Latif Osman Çıkıgil ile Muvaffak Uyanık, Asım Kurt, Bozkurt Ergör ve Muzaffer Erolgez dağcılık sporunun gelişmesine önemli katkılarda bulundular.
 
1950'lerden sonra Türkiye'de İtalyan, Alman ve Polonyalı dağcılar özellikle teknik çıkışlarıyla adlarını duyurdular.
 
1955'te Adolf Mayer ve Alfred Duspiwa Aladağlarda Kızılyar (3.615 mt) kuzey duvarının,
Demirkazık (3.756 mt) kuzeybatı sırtının,
Direktaş (3.510 mt) kuzeybatı duvarının ilk çıkışları gerçekleştirdiler ve 47 değişik doruğa tırmandılar.
 
1962'de Bernhard Maidl ve Rudiger Steuer Cilo Dağlarında Uludoruk'un (Reşko 4.135 mt) kuzey duvarının büyük buzul üzerinden yapılan ilk çıkışını gerçekleştirdiler.
 
1966'da Cilo Dağlarında Göl Dağı kuzeydoğu duvarını ilk kez Doug Scott ve Brian Watts çıktı.
1967'de Martin Lutterjohann ve Herbert Zehetner Cilo Dağlarında Türkiye'nin en uzun ve zor duvarlarından birisi olan Uludoruk'un batı duvarının ve Suppa Durek'in (4.060 mt) doğu duvarının ilk çıkışlarını gerçekleştirdiler.
1967'de gene Cilo Dağlarında Andrzeg Kus ve Andrzej Mroz Uludoruk'un batı duvarındaki en teknik rota olan büyük çatlağı çıktı.
 
1969'da Toni Fuchs, İlse Fuchs, Muzaffer Erolgez ve Servet Taş'tan oluşan Avusturya-Türk ekibi Cilo Dağlarında Köşe Dürek'in doğu duvarına, Alman dağcı Walter Kellerman da Ağrı'nın kuzeydoğu bu duvarına tırmandı.
 
1970'lerde Türk dağcıları da yüksek düzeyde teknik tırmanışlar ve kış çıkışları yapmaya başladı.
Bozkurt Ergör ve Sönmez Targan Demirkazık'a (3.756 mt),
Bozkurt Ergör Ağrı'ya (5.137 mt),
Yalçın Koç Reşko'ya (4.135 m) ve Kaçkar'a (3.932 m),
Yalçın Koç ve Hüseyin Özbek Kaldı'ya (3.748), ilk kış çıkışlarını gerçekleştirdiler.
 
Türk dağcıları 1980'lerde yurt içindeki başarılı tırmanışlarının yanı sıra yüksek irtifa dağcılığına da yöneldiler. 1980'de Kafkaslardaki Elbruz Doruğuna (5.642 m) çıkan Mecit Doğru, Halil Alpay ile birlikte 1983'te Lenin Doruğuna (7.134 mt) ve 1985'te de Pamirlerdeki Komünizm Doruğuna (7.495 mt) başarılı tırmanışlar yaptı. Ve en nihayet 17 Mayıs 1995 'de Nasuh Mahruki dünyanın en yüksek doruğu olan Everest'e tırmandı.
Ardından Tunç Fındık Everste 2. çıkan Türk oldu. Himalayalardaki  8000’liklerden Gasherbrum’a çıkan ORDOS’lu bir ekip Türkiye’den bir 8000’liğe çıkan ilk ekip oldu.
 
 


 
©2019 Arkas Spor Kulübü - Bu sitede kullanılan resim ve belgeler orijinal olup tüm hakları ARKAS'a aittir.
İzinsiz kullanılamaz. - Site Kullanım Koşulları ve Gizlilik Politikası